Anasayfa
Dinimiz:
   Kur'an
   Hadis
   Fıkıh
   Akaid
   İslam Tarihi
   Dinler Tarihi
   Din Dersi
Seyir Defterimiz
Duyurular
Bize Ulaşın

Üye Olmak için
tıklayınız

Üye Girişi

Ziyaretçi Defteri

















 
ARŞİV
Dağlarımız
Ovalarımız
Nehirlerimiz
Yaylalarımız
Şairlerimiz
Yazarlarımız
Şiirler
Güzel Sözler
Slaytlar



 
 
Doğa ve Çevre Bilgisi
Su ve Hayat
Su Kaynaklarını Koruma
Ormanları Koruma



Eğer okunan bir Kitapla dağlar yürütülseydi veya
onunla yer parçalansaydı,
yahut onunla ölüler konuşturulsaydı,
(o Kitap yine bu Kur'an olacaktı).
Fakat bütün işler Allah'a aittir.
İman edenler hâla bilmediler mi ki,
Allah dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi ?
Allah'ın vâdi gelinceye kadar inkâr edenlere,
yaptıklarından dolayı ya ansızın büyük bir belâ gelmeye devam edecek
veya o belâ evlerinin yakınına inecek.
Allah, vâdinden asla dönmez.
Ra'd Suresi 31
GÜNCEL
Sigorta Sorgulama
Emeklilik Sorgulama
e-Devlet uygulamaları
Kimlik Numarası sorgula
Ehliyet Sınav Sonuçları
Ösym
ÇEŞİTLİ
Çocuklar İçin
Anne-Babalara
Öğretmenler için
Geleceğin Meslekleri
Ödev Konuları


 
 
 
Hikayeler
İlginç Bilgiler
Fotoğraf Çekerken
Kampçılık Bilgileri
TARİH
Çanakkale Savaşı
Unutulan zafer: Kut'ul Amare
BURSA'yı geziyoruz:
......
Yaradan ve insan birbirine Bursa'da olduğu kadar hiçbir yerde bu denli derin karışmamıştır. Göklere başı değen serviler mi yaradanın, ilahi secdelerinde kubbeleri kendi haline bırakıp yücelikleri aramak için uzanan minareler mi insanın ?  Bursa'nın manzarasında bunu hangi fani  doğru dürüst ayırt edebildi ?

Yeşil'i ne zaman ziyaret etsem, dışında bir tepe, içinde bir bahar bulurum. Tabiatın sathiliğinin yanında bu derunilik beni tabiattan çok daha ötelere götürür. Gönül gözümün vardığı yer sonsuzluğun hudut başıdır. Oradan sonra artık Allah başlar. Allah ki her şey onadır ve ondadır. Yeşilin kapısından bu hisle girenler gerçek imana varırlar. Onlar erenlerdir ve artık yeşil, camiliği ileri geçer. Kabeleşir.

Bursa hayat pınarını göğsünde taşıyan bir diyar…Su nerede ondaki kadar varlığını her zerresinden fışkırtır. Bursa'nın bütün yeşilleri, onunla yaşar ve onunla yeşerir. Belki de bunun için Bursa'nın ölüleri insana diri gelir.
Bize koskoca bir devlet veren Osman Bey ve oğulları, türbelerinde değil evlerinde yatarlar. Emir Sultan bu maneviyat hükümranı, mevlidin yazarı Süleyman Çelebi ne kadar aramızda, ne kadar bizimle beraberdirler.

Ebedi istirahatgahında yanında kimseyi istemeyen II.Murat'ı ziyaret ettiğim zaman bir türlü oradan ayrılamamıştım. Huzurunda kalıp uzun uzun onun iç menkıbelerini ve gönül cenklerini kendinden dinlemeyi arzulamıştım.

Bursa bir tarih sergisidir. Hiçbir kitap, onun kadar 1299'la 1923 arasındaki olayları bize doğru haber veremez. Osmanlı şahini, Uludağa kurduğu yuvadan havalandı. Kanadının tüyleri hala Hint hudutlarından Hicaz ülkesine, Marmara kıyılarından İskenderiye koylarına  kadar uçmaktadır. Hadiselerin rüzgarları, hatta fırtınaları hala onu yere düşüremedi.
Bursa benim için bir "dış" değil "iç"tir....